13 Kasım 2014 Perşembe

Masanobu Fukuoka - Doğal Tarımın Yolu

Masanobu Fukuoka; Japonya'nın kuzeyindeki Shikoku adasında yaşayan kendini doğaya adamış bir çiftçi/filozof olarak bilinir. Klasik tarımın aksine Fukuoka tarımında; makineler ve ilaç kullanımı yer almaz. Yabancı otlarla mücadele çok düşük seviyededir.

Toprağı sürmenize gerek yoktur, klasik tarımda en zahmetli ve maliyetli işlerden biridir toprağı sürmek, hazır kompost kullanılmasına da karşıdır. Tüm bu "pasif tarım" yöntemlerine rağmen toprakları klasik ve modern zirai tarımın uygulandığı diğer Japon tarım alanlarına nazaran çok daha verimlidir. Traktörle sürülmediği için petrol ve türevleri tarlanızı zehirlemez. 




Aslında Permakültürün isim babası olan Bill Mollison ve Masanobu Fukuoka'nın farklı coğrafyalarda aynı prensipler doğrultusunda çalıştığını söylemek yanlış olmaz. Birbirlerinden habersiz, ilk dönemlerde, geliştirdikleri teknikler ile doğa ile insanın nasıl bir harmoni içerisinde birlikte daha verimli olabileceğinin ve üretkenliği nasıl arttırabileceklerini farklı yollardan giderek bulmuşlardır.

Permakültür'de en önemli unsur tasarımdır. Evinizin, tarlanızın, su toplama alanlarının nerede ve nasıl yer alacağı, başarılı bir sonuç almada en önemli etmenlerdir. Tüm birleşenler birlikte uyum içinde olmalı ve hepsi en azından iki farklı ihtiyacı karşılamalı ya da iki farklı amaca yönelik olmalıdır.

Peki Fukuoka'nın "doğal tarım" diye nitelendirdiği yöntem nasıl doğdu? 

Fukuoka, yirmi beş yaşlarındayken bir gün  doğayı seyre dalar ve kendi kendine doğanın ne kadar harika olduğunu ve asıl sorunun insanoğlunun onu "daha iyi" hale getirmek için yaptığı müdahaleler ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesinin doğurduğu olumsuz sonuçlar olduğunu düşünür. Bu düşüncesini diğer insanlara da anlatmaya çalışır ama başarılı olamaz. Düşüncelerini hayata geçirmek ve ispatlamak için uygulama yapması gerektiğini biliyordur, fakat nasıl? 





Baz alabileceği herhangi bir yazılı kaynak, bir model ya da akıl hocası yoktur. O da diğer insanların yaptığı gibi "Neleri yapmalıyım?" diye düşünmek yerine  "Neleri  yapmamalıyım?" diye düşünür.

Yine bir gün tamamen terkedilmiş bir tarladan geçerken pirinçlerin herhangi bir müdahale olmaksızın çok verimli bir şekilde kendi kendilerine yetiştiklerini görür ve klasik tarımda yer alan kendisinin de uyguladığı Nisan ayında pirinç ekmeyi rituelini terk eder.. Sonbaharda, tam da doğal döngünün emrettiği şekilde pirinçleri eker ve tahmin ettiği gibi çok olumlu sonuçlar alır.  

Elbette her şey bir anda gelişmez ve kendi deyimi ile yüksek verimliliğe, yaklaşık otuz yıllık deneyimler ve farklı yirmi çeşit pirinç türünü yine farklı yöntemlerle yetiştirmesi sonucunda ulaşır.

Doğanın doğal döngüsünü takip edip ona uygun hareket etmek, ona göre tarım yapmak ve tüm bitkileri doğal bir döngü içerisinde birbirine faydalı bir şekilde yetiştirmek iki ana prensibin de ortak yönleridir. 

Masanobu Fukuoka'nın tarım modelini daha detaylı yazılarla anlatmaya devam edeceğiz...